Yüz Sekiz | Lost » Yeni sezon başladı Lost fanatikleri bayram ediyor

Yeni sezon başladı Lost fanatikleri bayram ediyor

Amerika’dan sonra, gösterildiği her ülkede izleyenleri ekran başına kilitleyen ‘Lost’, üçüncü sezon bölümleriyle Digitürk’te yeniden hayranlarıyla buluştu. Ülkemizde de geniş bir hayran kitlesi bulunan dizinin yeni sezonu, Amerika’da fırtınalar estiriyor. İşte, fanatikleri için Lost’un dünden bugüne hikayesi…


Televizyon icat olduğu günden beri Amerikalı dostlarımız sağolsun, her zaman bizi oyalayacak bir dizi mutlaka buluyor. 60′larda ‘Görevimiz Tehlike’, 70′lerde ‘Kaçak’, ‘Charlie’nin Melekleri’, 80′lerde ‘Mavi Ay’, ‘Miami Vice’, 90′larda ‘Kuzeyde Bir Yer’, ‘X Files’, 2000′lerde ‘The Sopranos’, ‘Desperate Housewives’ ve bu zincirin son halkası ‘Lost’! Hem Amerika’da hem de ülkemizde şu sıralar bir ‘Lost’ fırtınası esiyor. 4 Ekim’de Amerika’da üçüncü sezonu başlayan (Bizde de 26 Aralık’ta başladı) dizi, gerek oyunculukları, gerek çekimleri, gerekse de öyküsüyle son derece kaliteli bir yapım. İlk iki sezonu (birinci sezon 24, ikinci sezon ise 23 bölüm) ABD’de her hafta ortalama 20 milyon izleyiciyi ekran başına toplamayı başarmış. İngiltere’de dizinin ilk bölümü 6 milyon kişi tarafından izlenmiş ki bu Kraliçe’nin ülkesi için bir rekor! Dizinin konusu kısaca şöyle; Oceanic Havayolları’na ait 8-15 sefer sayılı yolcu uçağı Avustralya-Amerika seferi sırasında Büyük Okyanus’ta bir adaya düşer. 48 yolcu kurtulur! Ada bildiğimiz adalardan değildir. Yolcular da adanın bildiği yolculardan değildir. Her şey gizemli bir hal alırken, yolcular da adadan bir türlü kurtulmayı başaramaz…

SENARYOSU SÜREKLİ ŞAŞIRTIYOR
Aslında Lost’la ilgili yazılacak tonla şey var; adadaki kutup ayısından başlayıp, lanetli sayılara, kahramanların okudukları kitaptan dinledikleri şarkılara kadar! Dev bir labirent gibi bu dizi; çıkışı bulayım derken daha da içine dalıp, daha da kayboluyorsunuz. Gerçi sıradan bir izleyici için bunların çok da önemi yok! Çünkü her bölümün sonunu insanın midesine kramplar sokan bir merak unsuruyla bitiren senaryo ekibi de, daha nereye kadar gideceklerini bilmiyor! ABC televizyonunun yöneticisi Lloyd Braun’un bu sıradışı hikayesini; J.J Abrams ve Damon Lindelof kağıda dökmüş. Lindelof, dizinin pilot bölümünün, oyuncu seçimi, senaryo, çekim, kurgu dahil 11 haftada yaklaşık 14 milyon dolara mal olduğunu anlatıyor.

NORMAL BİR ADAYA DÜŞMEDİLER
Lost, yayınlandığı akşam Amerika’da 19 milyona yakın izleyiciyi ekran başına topladı. Bu sayı ortalama 28-30 milyon izleyici çeken ‘Crime Scene Investigation’a nazaran azdı ama kanal izlenme oranlarından memnun kaldı ve Lost çok geçmeden bir fenomen olarak televizyon tarihindeki yerini aldı! İnternette açılan hayran siteleri, forumlar ile dizinin ünü kulaktan kulağa yayıldı. Lost’un genç yaratıcıları J.J Abrams ve Damon Lindelof, dizinin geldiği noktadan memnuniyetlerini dile getirseler de başlangıçta ne yazacakları konusunda hiçbir fikirleri olmadığını söylüyor. Lindelof o günleri şöyle anlatıyor: “Adaya düşen bir uçak ve kurtulanlarla ilgili bir hikaye istendiğinde J.J’le farklı bir şey yapalım istedik. Ada normal bir ada olmazsa ve yolcular adadan da garip olursa elimize bir çok done geçeceğini düşündük. İkimizin de çok iyi birer ‘Alacakaranlık Kuşağı’, ‘X Files’ izleyicisi olmamız dizinin hikayesinin gelişmesine oldukça katkıda bulundu.” Abrams ve Lindelof oyuncuları seçerken de farklı bir yol izlemiş. Seçmeye gelen oyunculara önce diğer roller okutulmuş. Hatta çok beğendikleri bazı oyuncular için karakterler yaratılmış. İkili, Jorge Garcia’yı ‘Curb Your Enthusiasm’ dizisinde görüp mutlaka Lost’ta olmalı diyerek onun için ‘Hugo Hurley Reyes’ karakterini yazmış. Seçmeler sırasında Yunjin Kim’i o kadar sevmişler ki orijinal senaryoda Japon olan evli çifti Güney Koreli’ye çevirmişler. Damon Lindelof, bölüm hikayelerinin nasıl çıktığını da şöyle anlatıyor: “Senaryo toplantısında bu bölümde kimin öyküsünü anlatalım diye başlıyoruz. Karaktere karar verdikten sonra da öykünün adayla bağlantısını nasıl yapacağımızı kararlaştırıyoruz. Sonrası geliyor…”

Ünlülerden diziyle ilgili görüşler:

Aslı Tandoğan (Oyuncu): Yayınlanmadan getirtiyorum
Başından beri takip ediyorum. Türkiye’de yayınlanmadan bölümlerini Amerika’dan getirtiyorum. Arkadaş çevremde çok popüler. Senaryosu çok başarılı. Düğümü çözdüğünüzü düşündüğünüz her an iyice karışıyor işler…

Ayça İnci (Oyuncu): Kaçırmadan izliyorum
Başından itibaren izliyorum. Çok beğendiğim bir dizi. Kurgusu, çekim kalitesi, senaryosu, oyunculuklar çok başarılı. Kaçırmamaya çalışıyorum. Kaçırdığım zaman kayıttan izliyorum. Bende zaten bütün eski bölümleri mevcut.

Cem Davran (Oyuncu): Ben pek sevmedim
Etrafımdaki herkes izliyor diye ben de oturup izledim. Ama pek sevemedim. Ben daha çok 24′ü seviyorum. Daha gerçek ve sıcak geliyor. Lost, doğaüstü olaylarla dolu. Bana Amerikan fabrikasyon işlerinden biri gibi geliyor.

Birol Güven (Senarist): Dizi merak uyandırıyor
Bence Lost, dünyanın içinde en çok merak unsuru olan dizisi. Ben bu yönünü çok beğeniyorum. Bir sonraki bölümü merakla bekletme işini Amerikalılar iyi başarıyor. Bir de dizinin gerçek mi gerçeküstü mü olduğuna karar veremiyor seyirci. Artık finalde göreceğiz.

Kaynak: Sabah Gazetesi 30.12.2006

İlgili yazılar

Geri sayım başladı
...
DiziMax’te Lost yayını
...
Kaçıranlar için Lost rehberi
...
3. sezona saatler kala
...
Sezon 03, Bölüm 11
...
The Lost Moments
...
Sezon 03, Bölüm 07
...
Üçüncü sezon ipuçları
...
Yenilikler
...
Sezon 03, Bölüm 18
...


17 yorum var

Sayfalar: [2] 1 » Show All

  1. 17

  2. quefalta:

    yuh bea abicim bizim memleketin oyunculari iste bole kasinti . amerikadan getirtiyomus yokyaa.bende zimbabwe den getirtiyom. cem davran dersen ayri bir kasinti. 24 daha gercekci dedi ya yaw abi neresi gercekci bende izliyorum 24 un butun sezonlarini izledim. her sezon ayri bir sacmalik.neyse lost forever

  3. 16

  4. cangeza:

    benim arkadaş çevremde çok popüler hepside internet ten indiriyo bölümleri:)))))))))))))

  5. 15

  6. Hoyrat:

    “Aslı Tandoğan (Oyuncu): Yayınlanmadan getirtiyorum
    Başından beri takip ediyorum. Türkiye’de yayınlanmadan bölümlerini Amerika’dan getirtiyorum. Arkadaş çevremde çok popüler. Senaryosu çok başarılı. Düğümü çözdüğünüzü düşündüğünüz her an iyice karışıyor işler…”

    Hahahaha ulu orta internetten bedava indirip seyrediyorum diyememek ne acı verici lol

  7. 14

  8. lostwhisper:

    22dakida dan alıntıdır

    BEYAZ KULE LOST ekibi, King’in başyapıtını perdeye taşıyor! LOST’un yaratıcıları J.J Abrams ve Damon Lindelof, korku ustası Stephan King’in yedi kitaptan oluşan olağanüstü eseri The Dark Tower’ı beyaz perdeye taşıyor. Stephan King yıllardır başyapıtı olarak gördüğü serinin sinema filmi olmasına izin vermiyordu. Fakat LOST hayranı olduğu bilinen King, J,J Abrams ve Damon Lindelof’un projesine yeşil ışık yaktı!
    Kitabın ana kahramanı Roland’ın farklı türlere ve temalara yelken açan yolculuklarından oluşan seri, Kara Kule adıyla dilimizede çevrildi.
    Popüler kültür üzerine etkileri sonsuz olan kitaplar, Marvel tarafından çıkarılan The Dark Tower: The Gunslinger Born isimli çizgi romana dakaynaklık etti

    Lostcular stephenı kapmıs en sonunda.
    bence guzel olacak gıbı
    seriyi büyücü ve cam küreye kıtabına kadar okudum harıka bır eser.
    sınemaya uyarlanırsa cok guzel olacak.
    yazılana gore stephen pek razı degılmıs ama lostcular ıkna etmısler
    bıraz reklamın yapamayacagı sey yok :)
    sanırım a tale of two cities deydı
    julıe nın elınde stephenın kıtabı vardı :)

  9. 13

  10. adrianapoli:

    Dont make me watch Paulo & Nikki again!..

  11. 12

  12. ruhan:

    Show ▼

    S3E13 - The Man From Tallahassee - Flashback: Locke
    S3E14 - Expos - Flashback: Paulo/Nikki
    S3E15 - Left Behind - Flashback: Kate
    S3E16 - One of Us - Flashback: Juliet
    S3E17 - Catch-22 - Flashbacks: Desmond
    S3E18 - D.O.C - Flashback: Jin

  13. 11

  14. amelie:

    cem davran’a yuuuuuuuuuh diyorum başka da birşey demiyorum.

Sayfalar: [2] 1 » Show All

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.