Oldukça tedirgin olan Claire, havaalanında, kafeteryada oturmaktadır. Kahve bardağındaki, küçük plastik kapağı açmaya çalışmaktadır, sonunda açar. Arkasında bir adam durmaktadır, uçağın pilotu; döner ve onunla konuşur.
Pilot : Selam, sakin ol. Uçakta, her zaman hamile kadınlar görüyorum, bu ilk olmayacak. Nereye gidiyorsun?
Claire : Ahh, Los Angeles.
Pilot : Evet, Oceanic 815. Benim, uçağım, şanslısın. Yolculuğun sakin geçmesi için ekstra çaba göstereceğim. Nasıl olur?
Claire : Tamam.
Pilot : Yalnız uçuyorsun…Pardon, çizgiyi aştım. Bilirsin, harika bir uçuş olacak.
Claire : Ben, şey…Bebeğimi vereceğim aile, Los Angeles’ta.
Pilot : Daha yakında olan birilerini bulamadın mı?
Claire : Aslında, biraz can sıkıcı bir durum. Ben, bir medyumla tanıştım ve biliyorum, kulağa delice geliyor ama ona, bebeğimi vereceğimi söylediğim zaman, bilmesi mümkün olmayan bazı şeyleri bildi.
Pilot : Evet.
Claire : Önce, bebeğimi benim büyütmem gerektiğini söylemişti ve sonra o, neden bilmiyorum ama fikrini değiştirdi ve Los Angeles’taki bu aileyi söyledi, şu anda bebeğimi verebileceğim tek aile onlar.
Pilot : Yoksa ne?
Claire : Bilmiyorum, kötü şeyler olabilir. Kötü… Teşekkür ederim.
Pilot : Bunu yapmak istediğine emin misin?
Claire : Bilirsiniz, hormonlarım alt üst durumda. Benim bir çılgın/kaçık olduğumu düşüneceksiniz.
Pilot : Bak, annem ve babam, ben on yaşındayken ayrıldılar. Boşanmadan sonra annem, depresyona girdi ve bir falcıya gitti. Falcıya 400 dolar ödedi ve falcı ona, iyileşeceğini ve ismi R ile başlayan, uzun saçlı bir adamla evleneceğini söyledi. Annem de, Roger’ı beklemeye başladı.
Claire : Ne oldu peki?
Pilot : Bir bilgisayar programcısı olan, erkek arkadaşı Bernard’dan ayrıldı, kötü bir dönem geçirdi ama sonra Bernard, şirketini 39 milyon dolara sattı. Annem, hala Roger ile tanışmak için bekliyor. Medyumlar, sadece hokkabazdır, Vegas’ta işe yaramak için yetersizdirler. Ve, öyle olduğunu hissetmesen bile, daima başka bir seçeneğin daha vardır.
Claire : Teşekkürler.
Pilot : Rica ederim. Şimdi, izin verirsen, hazırlamam gereken bir uçak var ve yolculuğun sakin geçmesi için ekstra çaba göstereceğime dair, çılgın bir kadına söz verdim.
Claire : Hoşça kal.
Pilot : Hoşça kal.