Londra LOST zirvesi
“Lost” dizisinin oyuncularından Jorge Garcia (Hurley), Naveen Andrews (Sayid) ve Terry O’Quinn (John Locke) ile adayı da konuştuk Fatih Terim’i de
Londra’da Dover Street’teki butik otel Browns’dayım. Digiturk kanallarından Dizimax’te yayımlanan, en popüler dizilerden “Lost“un oyuncularıyla röportaj yapmak için dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerleyim. Elime tutuşturulan krokiyle koridorlarda geziniyorum. Her oda bir yıldıza ayrılmış.
Önce dizide Iraklı eski bir işkenceci olan Sayid‘i canlandıran Naveen Andrews gelip oturuyor karşıma. Diğer oyuncular günlük kıyafetlerleyken Naveen çizgili takım elbise ve beyaz gömlek giymiş. Saçlarını atkuyruğu yapmış. Havalarda biraz, hafif ukala, az biraz da alaycı. “Biri rol icabı ölüp diziden ayrıldığında ne hissediyorsunuz?” diye soruyorum, “Zor oluyor. Çünkü insanlarla ilişki kuruyorsunuz ve bu birden kesiliyor” diyor. “Veda partisi oluyor mu?” diyorum, adam bir garipsiyor, dakikalarca gülüyor, “Veda partisi mi? Bu gidişlerini kutlamak gibi olur; uygunsuz” diyor. Bir sonraki soruma cevap verirken aklına yine bu geliyor ve arada “Veda partisi mi?” demekten ve kahkaha atmaktan kendini alıkoyamıyor. Hıristiyanların cenazelerinin bile kutlama havasında geçtiği düşünülürse (ki bence harika) çok mu garip “Lost”tan ayrılan birine veda partisi yapma düşüncesi? “Lost”tan ayrılmak ölümden beter galiba…
Terry O’Quinn, dizideki adıyla John Locke‘ın olduğu odaya giriyorum. Locke dizideki favori karakterlerimden. Jack ile birlikte lider konumda olan Locke adanın sihirli güçleri olduğuna inanıyor. Konuştukça O’Quinn ve Locke aynı kişilermiş gibi geliyor. “Ortak yanlarınız var mı?” diye sorunca bir dolu şey sayıyor, benziyorlar hakikaten. Türkiye’yle ilgili pek bir şey bilmiyor ama Josh Holloway (Sawyer) ona “Mutlaka gitmelisin!” demiş. “Türkiye’de Josh Holloway’e kadınların ilgisini görmeliydiniz” diyorum, “Josh için bu genelde her yerde öyle” diyor.
Son olarak lanetli sayıların sahibi Hurley‘yi canlandıran Jorge Garcia‘yla konuşuyoruz. Dedesi vefat etmiş, Garcia hem durgun hem hüzünlü. Ama Hurley gibi o da karanlıktayken de hayata komik yanından bakabilen biri. Hayattan çok şey istemiyor, Hawaii’de bir ev ve piramitleri görmek…
Açıklama
Sevgili yuzsekizciler…
Bu hafta Lost’un sezon sonrası başıma gelen binbir sorun sebebiyle(bilgisayarım çöktü,hdd yandı…vs:) birkaç gün beyin fırtınasına ağırlık vermenizi rica edeceğim…yeni konular açtım,istediğiniz konu başlıklarını lostyuzsekiz@gmail.com adresine yollayın hemen açarım…
kendinize çok iyi bakın,iyiki varsınız…
sevgilerle…
charon
Damon Lindelof-Carlton Cuse
Not:çeviri yardımlarınız için sonsuz teşekkürler…5 güzel arkadaşımızda çeviriye yardım edeceklerini mail atıp söylediler…Bu hafta bilgisayarım sürekli kilitlendiği için ciddi sorunla yaşıyorum,hemen yayınlayamadım çok özür diliyorum…Bu hafta sizden çeviriler için yardımlarınızı rica edeceğim karakterler ve daha birçok özel konuda yolda…beyin fırtınasınıda bir an önce canlandıracağım…iyiki varsınız…
sevgiler…
Çeviri için discoveri ve ginsberg‘e sonsuz teşekkürler…
=====
• Asıl soru “Claire öldü mü?” değil, “Claire’e ne oldu?”
• Christian Shephard ölü.
• Bu dizide kesinlikle zaman yolculuğu yapılıyor. (Bana Richard Alpert bunu yapıyormuş gibi geliyor)
• 5 ve 6 sezonlarda ekstra 2 bölümün olacağı anonsu onları şaşırtmış.
• Kate’in sonunda kiminle birleşeceğini biliyorlar.
X: her şeyden önce, beyler tanrı sizinde, şovunuzunda belasını versin! Çok güzel bir bölümdü ve tüm gece kafamda her şeyi başa sardım durdum.
DL: Carlton? Bundan bizimde bir şey anlamadığımızı biliyorsun.
X: Bu beni rahatlattı. Neyse, tebrik ederim seyircinin bu sezona tepkisi çok olumlu. 3. sezonda hayal kırıklığına uğrayanlar vardı ve inanıyorum ki tüm o alaycı insanlar şovun cehennemine geri döndü.
DL: Kötü zamanları geride bırakmış olarak benim hislerim şöyle, hiç eğlenmediğim kadar eğleniyorum ve müthiş hissettiriyor. Aynı zamanda tavrımız “Sana söylemiştim, biz harikayız” değil tabiî ki çünkü biliyoruzki önümüzde hala 34 bölüm var ve bu bir hızlı tren. Sonunda insanlar finale çok yüklenirler çünkü final sonraki 8 ay için damaklarda kalacak olan tattır.
Kimse England Patriots’ ın yenilmeden tamamladığı sezonu konuşmuyor, herkes Giants’ın süper kupayı almasından bahsediyor. Yani final bölümü yayınlandığında, insanların buna cevabı güvenilecek bir şöhretin olmadığıdır.


