Adanın Karaduman (ya da Monster/Smokey) kadar büyük gizemlerinden biri de ormanda duyulan fısıltılar. Çeşitli bölümlerde çeşitli kimselerin duyduğu, genelde tam olarak ne dediği anlaşılamayan bu fısıltıların, karakterlerin tehlikede olduğu ya da gerilimin yüksek olduğu dönemlerde ortaya çıktığı söylenebilir. Bu fısltıların işitsel yazılımlar kullanılarak çözümlenmiş halleri aşağıda yer almaktadır.
OTHERS İLE İLİŞKİSİ
Fısıltılardan ilk bahseden kiÅŸi Danielle Rousseau. “Solitary” adlı bölümde Sayid’in ona sorduÄŸu “adada baÅŸka birilerini gördün mü?” sorusuna Rousseau “Hayır, ama onları duyuyorum. Dışarıda, ormanda. Fısıldıyorlar. Benim deli olduÄŸumu düşünüyorsun.” diye cevap verirken, fısıltıların kaynağının da “ekibi ile beraber Black Rock’dan geri dönerken ekibin öldüren “onlar”, yani Others olduÄŸunu” söyler ve onların “taşıyıcı olduÄŸunu” ekler.
Alıntı sahibi: seslisozluk
Taşıyıcı : bir mikrobu kendisi bağışık kalarak başkasına bulaştıran kimse.
Danielle, “Exodus, Part 2″da ise bu kez Others’ın fısıltılarını ve onların “çocuk için geldiklerini” söylediklerini duyduÄŸunu anlatır. Danielle burada bir sonraki hedefin Aaron olduÄŸunu düşünürken, Others’ın aslında Walt’tan bahsettikleri ise daha sonra Walt’ın kaçırılması ile açığa çıkar.
Walt’ın kaçırılışından sonra bu kez Shannon fısıltıları duyar ve Walt’ı görür (”Man of Scince, Man of Faith” ve “Abandoned”). Bu görüntülerde Walt yeni sudan çıkmış gibi sırılsıklamdır ve tersten fısıldamaktadır. Sayid Shannon’ın ölümünden hemen önce kendisinin de Walt’ı gördüğünü itiraf eder. Devamını oku »
“Ben, Alvar Hanso. EÄŸer bu filmi izliyorsanız, DHARMA GİRİŞİMİ’nin beyni ve kurucuları Gerald ve Kareen Degroot’u daha önceden tanıyorsunuz ve onlarla birlikte çalışmışsınız demektir. Ayrıca ÅŸimdiye dek ortak amacımız için pek çok araÅŸtırma yapıldığını da biliyorsunuz. BilmediÄŸiniz ÅŸeylerse, neden DHARMA’yı kurduÄŸumuz, dünyanın en büyük beyinlerini bir araya getirdiÄŸimiz ve onlara sınırsız kaynak ve eriÅŸim tahsis ettiÄŸimizdir. Devamını oku »
Konu:
Vincent adada ormanın içinde oradan oraya koÅŸuyor,birini farkediyor..kafasını kaldırıyor bu Christian Shephard. Christian Vincent’i yanına çağırıyor…ona oÄŸlu jacki bulmasını söylüyor…vincent gidiyor ve jacki buluyor…pilot bölümü ilk sahne…
Mobisode:
Yüksek çözünürlükteki videolara buradan ulaÅŸabilirsiniz…
Bu bölümde daha önce yayınlanmış tüm detay ve teorileri paylaÅŸabilirsiniz…
EÄŸer detay veya teoriniz uzun ve sitede yayınlanması gerektiÄŸine inanıyorsanız fotoÄŸraf ve dökümanlarınızı lostyuzsekiz@gmail.com adresinden bize ulaÅŸabilirsiniz…teoriler kısmında yazılarınız yayınlanacaktır…
Not:Teorilerinizi yazarken lütfen kullandığınız usluba ve yazılarınızın anlaşılır olmasına dikkat edin…Güzel Türkçemize sahip çıkalım!!!
Konu:
24 eylül 2004 günü kitap kulubü toplantısı…Bir alarm sesi duyarız…Juliet fırını açar kekler yanmıştır…tepsiyi çıkarırken elini yakar…Amelia ile aralarında ben ile ilgili konuÅŸmalar geçer…Juliet bir zarf çıkarır…zarfın içinde Ben’in röntgenleri vardır…
Mobisode:
Yüksek çözünürlükteki videolara buradan ulaÅŸabilirsiniz…
Bölüm Adı:Jin Has a Temper-Tantrum On the Golf Course
Yayın tarihi:21 Ocak 2008
Yönetmen:Jack Bender
Senarist:Drew Goddard
Flashback:Jin-Soo Kwon, Michael Dawson ve Hugo Reyes
Konuk Oyuncu:-
Konu:
Hurley, Michael, ve Jin golf oynuyorlar jin topu ıskalıyor ve kaybediyor…bir öfke nöbeti geçiriyor korece aÄŸlayıp bağırarak derdini söylüyor,kimsenin onu anlamamasından ÅŸikayetçi…
Mobisode:
Yüksek çözünürlükteki videolara buradan ulaÅŸabilirsiniz…
Türkçesi:
JİN, GOLF SAHASINDA ÖFKE NÖBETİ GEÇİRİYOR.
HURLEY: Pekala, Jin.Bu topu sokarsan, kazanıyorsun.
MICHAEL: Söylediğini anlamıyor.
HURLEY: Hissedebiliyor, dostum…Hissedebiliyor.
[Jin ıskalar.]
MICHAEL: Evet!
HURLEY [Michael’a]: İşte bu!Tebrikler, dostum. [Jin’e] Üzülme, Jin.Gelecek sefer sen kazanırsın..
[Jin haykırarak(Korece)]
JIN : Neden???Neden şu kahrolası topu deliğe sokamıyorum???
MICHAEL: Dert etme, dostum. Sadece bir oyun.
JIN : Kes sesini!Sakın bana acıma!Tek istediğim, bir tek şeyin yolunda gitmesiydi.
HURLEY: Sen… Bir şey mi söylemek istiyorsun?
JIN : Sen hiç konuÅŸma!Hiç konuÅŸma!Hem Michael’a hem de Hurley’e nasıl kaybediyorum ben?
HURLEY: Sanırım arada bir yerde ismimiz geçti.
JIN : Bu rezalet adadan nefret ediyorum!Neden kimse beni anlamıyor?Tek istediğim, bir an olsun mutlu olmaktı!Neden? Neden mutlu olamıyorum?Bu saçma oyunu kim icat etti?Seni rezil top! Neden???
MICHAEL: Bir şeyler yapsak mı acaba?
JIN : Ne olur şu kelepçeyi çıkarın. Kafayı yiyeceğim!Hiç umrunuzda değilim, değil mi?Sakın bana acıyan gözlerle bakmayın!
Daha ufak sebeplerden ayağımın altına aldığım adamlar oldu!
Konu:
Plot: Jack-Ethan Rom,tanışması…Claire doÄŸumu hakkında yorum yapmaları ve Ethanın ilaç getirmesini konu alıyor…Ethanın eÅŸide adada hamile kalıp ölen kadınlardan…
Mobisode:
Yüksek çözünürlükteki videolara buradan ulaÅŸabilirsiniz…
Türkçesi:
Jack, Ethan İle Tanış.Ethan, Bu da Jack.
ETHAN: Doktor, siz oluyorsunuz.DoÄŸru mu?
JACK: Evet.Ta kendisi.
ETHAN: İlaçların sizde toplandığını duydum. O yüzden bunlar, size gerekebilir.
JACK: Vaww
ETHAN: Büyük ikramiye,bu olsa gerek.Çantanın sahibi,evhamlı biri falan olmalı.
JACK: Nerede buldunuz ki?
ETHAN: Ormanın iç kısmında. Adım Ethan, laf açılmışken.
[El sıkışırlar.]
JACK: Jack.
ETHAN: SaÄŸ ol, Jack.
JACK: Neden?
ETHAN: Her şeyi bir arada tutabilmen.İleri görüşlü olman.Uzun vadeli düşünmen.Demek istediğim çoğunluğun düşüncesi her an
birilerinin, bizi kurtarabileceği yönünde.
JACK: Ben, böyle düşünmüyor muyum?
ETHAN: Hayır. Akıllıca davranıyorsun.
Şurada duran kıza baktığında Karnındaki bebeğini burada dünyaya getirebileceğini göz önünde tutuyorsun.
Ben de böyle düşünürdüm.
JACK: Doğum gerçekleşirse, yanımda bir asistanım olacağını biliyorum en azından.Kusura bakma. Asistan demek istemedim.
ETHAN: Sorun değil. Dert etme.Neyse. İlaçların işe yaramasına sevindim..
JACK: Tabii, teşekkürler.
ETHAN: Rica ederim.
[Ethan ayrılırken.]
ETHAN: Jack,…EÅŸim, doÄŸum sırasında vefat etti. Bizim…BebeÄŸimiz de kurtulamadı.Neyse,…Yanıldığımızı ümit edelim de,
kurtarma gemileri çoktan yola çıkmış olsun.
Konu:
Dr. Arzt Michael’e uçakta bulunma nedenini anlatır.muson rüzgarlarıyla ilgili söylediÄŸi yalanı ve internette tanıştığı bayanı…kısa bir sohbet…
Mobisode:
Yüksek çözünürlükteki videolara buradan ulaÅŸabilirsiniz…
Türkçesi:
Sıcak İklim Bunalımı
ARZT: Gözüm üzerinde.Sen de beni takiptesin. Hahahaha!
MICHAEL: Doktor Arzt. Doktor Arzt.Buyur.
ARZT: Yeah.
MICHAEL: Rüzgar, yarın hangi yönden esecek?
ARZT: Yarın…Bilemiyorum.
MICHAEL: Ne?
ARZT: Ben meteoroloji uzmanı değilim.Lisede fizik öğretmenliği yapıyorum.
MICHAEL: Mevsim rüzgarlarıyla ilgili anlattığım onca ÅŸey…
ARZT: Uydurdum hepsini.
MICHAEL: Uydurdum da, ne demek?
ARZT: Sırf, o salı hazır edip, bu kaya parçasından gitmeniz için söylemiştim ki hepimiz kurtulalım.
MICHAEL: Pekâlâ.Tamam, dert etme.Boş ver.
ARZT: Avustralyalı bir kadına aşık olmuÅŸtum.Onunla, İnternet’te tanıştım.Yaklaşık, bir yıl boyunca mesajlaÅŸtık.Tüm paramı biriktirdim.Uçakla Sydney’e geldim.Arkadaşım Nick’in fotoÄŸrafını kullanmamalıydım. Evet, kabul. Hatalı olduÄŸumu söyledim.
Özür de diledim.Aramızdakilerin daha derin olduğunu sandığım için sorun olmayacağını düşündüm.Aramızda gerçekten bir
baÄŸ olduÄŸuna inanmıştım.Sydney’e geldim iÅŸte.Görüştük. O kadar güzeldi ki…BulabildiÄŸim en güzel restorana götürdüm onu.Istakoz ısmarladık.Sırra kadem bastı.Masaya bir daha dönmedi.Istakoz sipariÅŸini iptal etmeme bile izin vermediler.
ARZT: En kötü kısmı bu deÄŸildi.En kötü kısmı…gezip tozabilirdim.Sydney’de yani.Bar sefası falan.Ben ne yaptım, peki? Oceanic Havayolları’nın 815 sefer sayılı, ilk uçuÅŸuna yer ayırttım.
MICHAEL: Bak, ne diyeceğim? Tüm bu yaşadıklarına içim acıdı,gerçekten ama etrafına bir bak.Sahildeki herkesin, senin
anlattıklarına benzer bir hikayesi var.İçimizden biri bile burada olmayı ister miydi?
ARZT: Hayır.Kimse istemez tabii.Havanın durumu hakkında,yalan söylediğim için özür dilerim.
MICHAEL: BoÅŸ ver. Sal hazır zaten.Yola çıkıyoruz…Gidip yardım getireceÄŸiz.
ARZT: Getirin! Getireceğinizi biliyorum!Geri döndüğünüzde, sahilde sizi selamlayan ilk kişi de ben olacağım.
Jack rolü için ilk önce Micheal Keaton seçilmiş ve Jack karakterinin ilk bölümde ölmesi düşünülmüştür. Fakat daha sonra Jack karakterinin dizide lider konumunda olmasına karar verilmiş ve Micheal Keaton yerine Matthew Fox, Jack olarak seçilmiştir.